top of page

Vergiyi ve SGK'yı kredi sanmak

Yazarın fotoğrafı: Özkan Demir
Özkan Demir
6 Eki
1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 gün önce

Vergiyi, SGK'yı ödemeyip "kredi" sandın. En sert alacaklı odur.


Piyasada nakit sıkıştığında ilk vazgeçilen yer genellikle kamu ödemeleridir. Banka arar, tedarikçi arar; devlet aramaz. Patron bunu "devlet bekler" diye okur ve kamuyu bedava finansman kaynağı gibi kullanmaya başlar.


Oysa bu, işletmenin boynuna sessizce bir ilmek geçirmektir. O borç gecikme zammıyla büyür ve en güçlü takip mekanizması ondadır. Alınan kısa vadeli nefes, bir sabah bütün banka hesaplarında e-haciz blokesiyle uyanmakla biter; operasyon felç olur. Tahsilat gelmez, maaş çıkmaz, tedarikçi ödenmez.


En pahalı borçlanma budur; faizi düşük göründüğü için değil, geldiğinde her şeyi birden durdurduğu için.



Bunu mükellefinize nasıl anlatırsınız

Kamu borcunu teşhise koyun. Vergi ve SGK'yı erteleyen mükellefe "olur" demeyin; kaç ay, ne tutar, gecikme zammıyla ne olacak, yapılandırma penceresi ne zaman açık, e-haciz hangi noktada gelir; hepsini tek sayfaya yazın. Zamanında görülürse yönetilir; görülmezse bankayı da tedarikçiyi de aynı sabah kilitler.


Patron bu yazıyı okuyorsa: "devlet bekler" dediğiniz o borcun bugünkü tutarını gecikme zammıyla birlikte mali müşavirinize hesaplatın. Rakamı gördüğünüz gün, o kapı kapanmadan harekete geçersiniz.



Kâr değil, nakit. Kurtarmak değil; kurtuluş varsa yol haritası.

Özkan Demir, DBA, CTP — Bursa merkezli finansal kriz yönetimi ve nakit akışı danışmanı. 25 yıllık finans deneyimi, 10 yılı yeniden yapılandırma sahasında. Bağımsız danışmanlık verdiği 22 şirketin tamamı krizden çıktı.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page