Vergiyi ve SGK'yı kredi sanmak
Güncelleme tarihi: 7 gün önce

Vergiyi, SGK'yı ödemeyip "kredi" sandın. En sert alacaklı odur.
Piyasada nakit sıkıştığında ilk vazgeçilen yer genellikle kamu ödemeleridir. Banka arar, tedarikçi arar; devlet aramaz. Patron bunu "devlet bekler" diye okur ve kamuyu bedava finansman kaynağı gibi kullanmaya başlar.
Oysa bu, işletmenin boynuna sessizce bir ilmek geçirmektir. O borç gecikme zammıyla büyür ve en güçlü takip mekanizması ondadır. Alınan kısa vadeli nefes, bir sabah bütün banka hesaplarında e-haciz blokesiyle uyanmakla biter; operasyon felç olur. Tahsilat gelmez, maaş çıkmaz, tedarikçi ödenmez.
En pahalı borçlanma budur; faizi düşük göründüğü için değil, geldiğinde her şeyi birden durdurduğu için.
Bunu mükellefinize nasıl anlatırsınız
Kamu borcunu teşhise koyun. Vergi ve SGK'yı erteleyen mükellefe "olur" demeyin; kaç ay, ne tutar, gecikme zammıyla ne olacak, yapılandırma penceresi ne zaman açık, e-haciz hangi noktada gelir; hepsini tek sayfaya yazın. Zamanında görülürse yönetilir; görülmezse bankayı da tedarikçiyi de aynı sabah kilitler.
Patron bu yazıyı okuyorsa: "devlet bekler" dediğiniz o borcun bugünkü tutarını gecikme zammıyla birlikte mali müşavirinize hesaplatın. Rakamı gördüğünüz gün, o kapı kapanmadan harekete geçersiniz.
Kâr değil, nakit. Kurtarmak değil; kurtuluş varsa yol haritası.
Özkan Demir, DBA, CTP — Bursa merkezli finansal kriz yönetimi ve nakit akışı danışmanı. 25 yıllık finans deneyimi, 10 yılı yeniden yapılandırma sahasında. Bağımsız danışmanlık verdiği 22 şirketin tamamı krizden çıktı.
Yorumlar