TCK 161 ve 162 patron dilinde: hileli iflas ile taksirli iflas arasındaki çizgi
Bu bölüm ceza hukuku görüşü değildir; krizde hangi davranışların şüphe doğurduğunu, meşru zeminde kalmak için ne yapıldığını anlatır. Her adım avukatınızla. Son güncelleme: 28 Ekim 2026.
Maddeler ne diyor
TCK md. 161 hileli iflası düzenler: alacaklıların zararına malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflar, iflas hâlinde ağır ceza doğurur. TCK md. 162 taksirli iflas: tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermemesi. İkisinin de muhatabı şirket değil, kişidir.
Patron için anlamı
Tünel sendromundaki patron panikle karar verir: aracı kardeşinin üzerine geçirir, makineyi dostuna "satar", bir alacaklıya elden öder, defteri sonra düzeltiriz der. Bunların her biri sonradan hileli tasarruf gibi okunabilir. 2018'den beri söylediğim şey: şirket ve ortakları hukuk çerçevesinde ve meşru zeminde kalır; B, C, D planları bile bu zeminde kurulur.
Meşru zeminde kalmanın beş kuralı
Kayıtlar eksiksiz ve değiştirilmemiş kalır; çek, cari ve banka hareketleri olduğu gibi.
Varlık satışı planlı, mutabakatlı ve piyasa değeriyle yapılır; panik satışı ve yakınlara devir yapılmaz.
Alacaklılar arasında keyfi kayırma yapılmaz; ödeme sırası yazılı bir hayati nakit akışına dayanır.
Kişisel varlığı şirkete koymadan, kefalet vermeden önce teşhis ve simülasyon yapılır.
Her kritik işlem avukat ve mali müşavirin bilgisiyle, tarihli ve belgeli atılır.
Neden önemli
Krizden çıkan şirketlerde ortak nokta, patronun panikle değil planla hareket etmiş olmasıdır. Batan şirketlerde ise en pahalı hata, krizin kendisi değil krizde yapılan kayıt dışı işlemdir.
Avukatlar için yazdığım "hukuki zaferin maliyeti ve iflasta hile ayrımı" yazısı tamamlayıcıdır. İlk görüşme: 0506 604 20 31.
Yorumlar