top of page

Panik borçlanma: tefeciye gittiğin gün

Yazarın fotoğrafı: Özkan Demir
Özkan Demir
12 Eki
1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Tefeciye gittiğin gün, aslında çoktan batmıştın.


Banka "hayır" deyince patron panikle yüksek faize koşar. Alternatif kaynak, gayriresmi para, "bir aylığına" alınan borç. O faiz kâr marjını yer bitirir; sonra borçla borç ödenmeye başlanır. Bu para kurtarmaz; sonu erteler ve şirketi geri dönüşü olmayan bir yola sokar.


Krizin en karanlık anında yapılan panik borçlanmalar, çözüm ararken çukuru derinleştirir. Çünkü faizi faaliyetten değil yeni borçtan ödemeye başladığınız an, römork yokuşta kendi kendine ağırlaşır.


Oysa en dar boğazda bile rasyonel ve hukuki kalkanlar vardır: bankayla yeniden yapılandırma, alacaklıyla protokol, mahkeme dışı uzlaşma, takas, gerekirse konkordato. Bunların hepsi tefeciden ucuzdur ve hepsi, tefeciden önce gelinirse masadadır.



Bunu müvekkilinize nasıl anlatırsınız

"Nereden buldunuz?" sorusunu sormaktan çekinmeyin. Yüksek faizli borç mizanda görünmez; patron söylemez. Ama nakit akışında delik olarak durur. Deliği gördüğünüz gün sorun; bir gün önce gelmek, o patron için her şeyi değiştirebilir.


Patron bu yazıyı okuyorsa: yüksek faize gitmeden önce bir kişiyle konuşun; mali müşavirinizle, avukatınızla, güvendiğiniz biriyle. Tek bir gün, tek bir görüşme. Sağlıklı yapılandırma hâlâ masada olabilir.



Kâr değil, nakit. Kurtarmak değil; kurtuluş varsa yol haritası.

Özkan Demir, DBA, CTP — Bursa merkezli finansal kriz yönetimi ve nakit akışı danışmanı. 25 yıllık finans deneyimi, 10 yılı yeniden yapılandırma sahasında. Bağımsız danışmanlık verdiği 22 şirketin tamamı krizden çıktı.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page