Evi şirkete koymak
Güncelleme tarihi: 5 gün önce

Batan gemiye altın dökmek gemiyi yüzdürmez. Sadece altını da batırır.
Patron bunu duymak istemez, çünkü evi şirkete koymak ona cesaret gibi gelir. "Ben inanıyorum, her şeyimi ortaya koydum." Dışarıdan bakan herkes de öyle görür. Ama ben yıllardır şunu görüyorum: teşhis olmadan yapılan fedakârlık, cesaret değil; şirketin faturasını ailenin geleceğine kesmektir.
Sorun fedakârlıkta değil, sırada. Önce teşhis: bu şirket kurtulabilir mi? Operasyon en iyi hâlinde borcu taşıyor mu? Cevap evetse şahsi varlık, kurul kararıyla, kontrollü bir opsiyon olarak planlanır; ilk araç değildir. Cevap hayırsa evi koymak şirketi kurtarmaz, sadece batış tarihini erteler ve aileyi de listeye ekler.
Krizler şahsi fedakârlıkla çözülmez. Doğru finansal mühendislikle çözülür: nakit akış simülasyonu, borç yapısının tanınması, alacaklının tutumuna göre ödeme sırası.
Bunu müvekkilinize nasıl anlatırsınız
"Evi koymayın" demeyin; "önce ölçelim" deyin. On iki aylık nakit simülasyonu ortadayken ev konuşulur; yokken konuşulmaz. Bir de hukuki tarafı: şahsi ile şirket malvarlığının karışması tüzel kişilik perdesi riskini büyütür; yapı avukatla kurulur.
Patron bu yazıyı okuyorsa: evinizi ipotek ettirmeden önce tek bir kâğıt isteyin: gelecek on iki ayın nakit tablosu. O kâğıt yoksa, evi koymak karar değil, refleks.
Kâr değil, nakit. Kurtarmak değil; kurtuluş varsa yol haritası.
Özkan Demir, DBA, CTP — Bursa merkezli finansal kriz yönetimi ve nakit akışı danışmanı. 25 yıllık finans deneyimi, 10 yılı yeniden yapılandırma sahasında. Bağımsız danışmanlık verdiği 22 şirketin tamamı krizden çıktı.
Yorumlar