Şirketleri batıran 17 hata: mükellefinizde kaçı var?
Yıllardır aynı şeyi görüyorum: şirketler farklı, hatalar aynı. On yedi tane. Hiçbiri tek başına öldürmez; üç dördü bir araya gelince öldürür.
Patron bu hataları size "battım" diye anlatmaz. Gururu var. Ama mizanı anlatır, çek defteri anlatır, alacaklıdan gelen aramaya bakmayışı anlatır. Siz o dili okuyorsunuz. O yüzden listeyi patrona değil, size yazıyorum.
Vade ve kaynak hataları
Vade uyuşmazlığı. Üç aylık çekle üç yıllık makine aldı. Makine kazandırmaya başlamadan çek döndü; artık makineyi değil çeki düşünüyor.
Zararına satış tuzağı. Nakit lazım diye maliyetin altına sattı. Stok eridi sanıyor; eriyen sermaye.
Panik borçlanma. Banka "hayır" deyince yüksek faize koştu. O faiz kâr marjını yer, borçla borç ödenmeye başlanır. Bu para kurtarmaz, sonu erteler.
Duygusal yönetim ve "dost" kazığı
4. Tedarikçiyi banka sanmak. "Vadeli alıyorum, faiz yok" diyor. Vade farkı gizli faizdir; çoğu zaman bankadan pahalı. 5. Şahsi varlıkları yakmak. Evini şirkete koydu. Batan gemiye altın dökmek gemiyi yüzdürmez, altını da batırır. Bu cesaret değil, teşhissiz fedakârlık. 6. Hatır çeki ve çapraz kefalet. Bir imza attı; şimdi başkasının batışı onu da götürüyor. En büyük kazıklar "dost" diye gelir.
Operasyonel körlük
7. Hamallık. Cironun büyük kısmı müşterilerin küçük kısmından gelir; o kâr getirmeyen kalabalık için kendini parçalıyor. Hamal gibi çalışıp patron gibi kazanamıyor. 8. Devleti finansman aracı görmek. Vergiyi, SGK'yı ödemeyip "kredi" saydı. En sert alacaklı odur; gecikme zammıyla büyür. 9. Finansal körlük. "İşler iyi" diyor ama nakit akışını, başabaşını, gerçek borç haritasını bilmiyor. Fırtınada dümeni bırakan kaptan.
Ego ve iletişim kopukluğu
10. Büyüme zehirlenmesi. Ciro artınca lüks geldi. Kârsız büyüme, daha hızlı tükenen nakittir. Görünen başarı en iyi kamuflajdır. 11. Devekuşu. Alacaklının telefonunu açmıyor. Görmemek sorunu yok etmez; alacaklıyı düşmana çevirir. Konuşulmayan her gün, uzlaşma ihtimalini öldürür. 12. Stok. Depo dolu, kasa boş. En çok parayı en yavaş dönen mala bağlamış; üstüne depo, sigorta, fire biniyor. Stok, donmuş nakittir.
Batıştan önceki son çıkışlar
13. Simülasyonsuz yönetim. "On iki ay sonra nakit nerede?" Bilmiyorsa gözü kapalı uçuyor; kur veya faiz şoku gelince hazırlıksız yakalanır. 14. FYY fırsatını tepmek. Banka yapılandırma masasına çağırdı, "zayıf görünürüm" diye reddetti. Fırsat tepilince geriye yalnız daha sert yollar kalır. 15. Takası bilmemek. Tahsil edemediği alacağı mala çevirip borçlu olduğu firmaya teklif edebilirdi; nakit kullanmadan mahsuplaşırdı. Çoğu patron bu yolun varlığını bilmiyor. 16. Geç kalmış konkordato. "Daha kötü olmadan girmem" deyip erteledi. Geç girilince mahkeme "iyileşme ümidi yok" der. Zamanlama, çözümün yarısıdır. 17. Enflasyonist körlük. Yüze alıp yüz otuza sattı, "kâr var" dedi. Yerine koyma maliyeti yüz kırksa zarar etti. Nominal kâra bakıp reel zararı görmemek.
Bu listeyle ne yaparsınız
Mükellefinizin dosyasını açın ve on yedi maddeyi yanına koyun. Üç dördü işaretleniyorsa konu artık beyanname değil, teşhistir. Ve teşhisi erken koyan mali müşavir, patronun hayatındaki en değerli kişi olur; çünkü patron kendi battığını kabul etmez ama dertli bir dostuna yardım etme refleksiyle harekete geçer. O dost, çoğu zaman sizsiniz.
Ben kurtarmayı vaat etmem. Kurtuluş varsa yolu dürüstçe çizerim; erken görülürse çoğu zaman vardır.
Patron bu yazıyı okuyorsa: on yedi maddeden kaçında kendinizi gördünüz? Üçten fazlaysa bu yazıyı mali müşavirinize gönderin ve "bunları birlikte bakalım" deyin. Utanılacak bir şey yok; bu hataları yapmayan patron görmedim. Zamanında gören patron gördüm.
Kâr değil, nakit. Kurtarmak değil; kurtuluş varsa yol haritası.
Yorumlar