Mizanı özgeçmiş gibi okuyun
Mizanı patronun önüne koyduğunuzda ne oluyor? Sayfaya bir bakıyor, "siz halledin" diyor. Haksız değil. Üç haneli hesap kodları, borç-alacak sütunları, bakiyeler; muhasebe okumamış birine bu tablo hiçbir şey söylemez.
Ama mizanın başka bir okunuşu var. Ben yöneticilere şöyle anlatıyorum: mizan şirketinizin kartvizitidir. Daha doğrusu özgeçmişi. Şirketin bu dönem ne yaptığını, kimden ne aldığını, kime ne verdiğini, elinde ne kaldığını anlatan tablo. Bir özgeçmişi okumak için insan kaynakları uzmanı olmak gerekmez; doğru soruyu sormak yeter.
Amaç muhasebeci yetiştirmek değil
Patronu muhasebeci yapmaya çalışmayın; olmaz, olmasına gerek de yok. Amaç şu: teknik bilgisi olmadan, mali işler departmanından değerli raporu isteyebilmesi. Üç fiil: sorgulamak, muhakeme etmek, yönlendirmek.
Sorgulamak: "120'de duran şu alacak kimin, kaç aydır orada?" Muhakeme etmek: "Ciro yüzde otuz büyümüş ama alacak yüzde altmış büyümüş; demek ki satışın yarısı vadeye gitmiş." Yönlendirmek: "Bana her ay alacakların yaş listesini çıkarın."
Bu üç cümleyi kurabilen patron, mizanı okumuş sayılır. Gerisi sizin işiniz.
Bankacı mizanda neye bakar
Patron kredi limitini bankanın teminata göre verdiğini sanır. Bankacı önce kredinin nasıl ödeneceğine bakar; onun için de mizana. Baktığı şeyler şunlar ve hepsi tek tabloda görünür:
Sorunlu alacaklardaki artış. Alacak tahsil süresinin uzaması. Stok devir hızında yavaşlama, stok miktarında artış. Borca göre yetersiz özkaynak. Ortaklara borç veya ortaklardan alacak kalemlerinin bilançoda durması. Mali müşavirin sık değiştirilmesi. Hızla büyüyen satışlara karşılık azalan kâr. Faaliyet zararı.
Bu listeyi patrona gösterdiğinizde bir şey değişir: mizan artık "muhasebenin tablosu" değil, "bankanın beni okuduğu tablo" olur. O andan sonra ilgilenir.
Bir not: rayiç bedel bilançosu
Sık gördüğüm bir yanılgı. Patron varlıklarını güncel değeriyle yazdırır; arsa, bina, makine. Aktif büyür, tablo güzelleşir. Ama o artış kârdan gelmemiştir, değerlemeden gelmiştir. Fark 522 hesabına, maddi duran varlık yeniden değerleme artışlarına yazılmalıdır ki şirketin o dönemdeki gerçek performansı görünsün. Aksi hâlde değer artışı aktifi şişirir, şirket olduğundan iyi görünür ve bu yanılgıyla karar alınır.
Bunu söyleyen mali müşavir, patronun bir sonraki kararını korumuş olur.
Bunu mükellefinize nasıl anlatırsınız
Mizanı verin ama hesap kodlarını değil, üç soruyu verin: Kim bana borçlu ve ne zamandır? Ben kime borçluyum ve ne zaman? Elimde ne var, kaçı nakde döner? Her ay aynı üç soru. Patron cevapları takip etmeye başladığında mizanı okumuş olur; siz de her ay aynı raporu üç kez anlatmaktan kurtulursunuz.
Patron bu yazıyı okuyorsa: mizanı anlamak zorunda değilsiniz. Bu ay mali müşavirinize tek şey sorun: "Bankacı benim mizanıma baksa neyi beğenmez?" Cevap uzun geliyorsa, yanlış bir şey yok; ilk kez soruldu demektir.
Sorgulayan, muhakeme eden, yönlendiren patron mizanı okumuş sayılır. Hesap kodunu bilmesi gerekmez.
Yorumlar